Hüzünle Çiçeklenen Özlem Duygusunun Tadı: Masadaki yarım bardaklardan ilişkilerin yarım kalmışlıklarına... Biten okullar, askerlikler ve ruhun hoşa giden o tatlı özlem sızıları üzerine bir pazar dökümü.
Bugün Estonya karşısında Milli takım ne yapacak? Soru çok soru barındırıyor içinde.. Özellikle Hollanda karşısında oynanan oyundan sonra.. Ne olur?..Olacağı çok birşey yok..Aynı tas aynı hamam.. Galibiyet bize yakın..Ama elimizi uzatıp alacak gücümüz var mı? Maçta göreceğiz..Sıkıntılı dakikalar bizi bekliyor.. Selçuk olsa ne olur olmasa ne olur..Ona odaklanacağız ama..Öncelikle galibiyeti isteyen var mı ? Onu göreceğiz.. Atıp tuttuğumuza bakmayın..İtalya, Bulgaristan karşısında sırf bu nedenle beraberliği zor kurtardı.. Söylemek bana göre kolay.. Sahada o birlik ve beraberlik türbin desteğiyle bir ara olursa işimiz kolay.. Olmazsa hepimizin başı ağrır.. Hangi futbolcu oynarsa oynasın..İstemenin yolu istikrardan geçiyor..Oda yok.. Var da, Gürcistan maçını hatırlayın..O istikrar var.. Ne yapacağım...
Bizim Sonumuz Ne Olacak? : Karamsarlık, depresyonik oyun havaları, siyah bulutlar… İç karartan ne kadar ruh hâli varsa bilirim. Hepsi ya sırayla ya da orkestra eşliğinde, bando mızıka gibi cebimden, kolumdan, sırtımdan, gözümden, kaşımdan, burnumdan çıkıverir. Ortalık yerde belirirler. Üstelik bir de racon keserler: “Biz buradayız.” Bir sarmaş dolaş hâli vardır onların. En çok da şu trafik lambası mesafesi… Aralığı
Yorumlar