Bir gece uyanırsan apansız..
Gece yarıları dürtülerek uyanırsın.Yanında yatan o güzellik (insan,dişi,erkek,hayvan vs..) birşeylerden rahatsız olup dürtmediyse,caddeden ambulans,kamyon,itfaiye geçmiyorsa,kavga da çıkmadıysa yakınlarda, seni hafızan dürtmüştür.
Kalkıp seni neyin kaldırdığını bulmak için mutfağa gidersin.Üstüne nelerin bir bardak su içtiysen ,onları çağırmak için bir bardak alırsın.Suyun ilk yudumunu yavaşca alırsın ağzına ,tadına bakarsın ,bütün ilişki başlangıçlarında yaptığın gibi.Sonra iri kocaman ağzını dolduran bir yudum daha alırsın,hafızan seni yoklar.Işık hızını geçtiğinden geçmişinin tazesinden bayatına doğru bir yolculuğu, bir anda çoğu zaman takılmadan bitirirken, bardağı kafana dikip,içinde bir kaç damlada olsa su kalmış şekide masanın üstüne bırakırsın.
Eğer sigarayı bırakmamışsan hala,paket seni çağırır.(Bir taraftan yatakta çağırmaktadır ama).Sigarayı bitirdiğin ilişkiler gibi senin için bitmiş,ama hala bitmemiş bir yanı olan şekilde küllüğe bastırırsın.
İşte o küllük senin hafızan ister temiz görünsün,ister beğenilmeyen kokusuyla tıka basa dolu.Ya biryaz günü balkonda masanın,ya da soğuk bir kış günü ışığı yere bile erişmeyen sokak lambaları altında yere bastırılmış olsun sigaralarının izmaritleri veya su seni eninde sonunda o gece uyandırmıştır.
Doğru yatağa şimdi yeni güne başlamadan az önceki dinginliğe kavuşmak için uyumaya.Yorganını kaldırıp tertemiz diye düşündüğün ,izmarit veya su deposuna.
Yorumlar